| Yazan: Regaip ŞANLI,
|
Okunma Sayısı : 2294 |
Sayfa 9 Toplam: 9
Yeni Sayfa 3
Kaç
Kabak Oyunu
Bu oyun, çocuklar kaça kadar saymayı
biliyorlarsa o kadar sayıda çocukla oynanır. Her çocuğa bir sayı verilir.
Aralarında bir ebe seçilir.
Ebe sorar ;
-
Olsun, olsun, olsun….
Kim olsun ? Beş kabak olsun…
Sözü beş numaralı kabak alır:
-
Neden beş kabak olsun
?
Ebe : Ya kaç kabak olsun ?
Beş numaralı çocuk : Olsun, olsun, olsun da sekiz ( yada istediği
bir sayıyı söyler ) kabak olsun.
Sözü bu kez de sekiz numaralı çocuk alır :
-
Neden sekiz kabak
olsun ?
vb. oyun böylece sürer. Oyun sırasında şaşıran yada geciken çocuk
oyun dışı kalır.
Kartal ve Güvercinler
Bir ebe seçilir, bu kartal olur.
Öteki çocuklar iki kümeye ayrılırlar; bunlar da güvercin olur. Oyun alanına iki
yuvarlak çizilir. Bunlar arasında 4-6 metre mesafe bulunur. Bu yuvarlaklar
güvercin yuvası olur. İki küme güvercinden bir küme bir yuvada, öteki küme de
öteki yuvada durur. Kartal ortada bekler.
Oyun kartalın işaretiyle başlar. Güvercinler yuvadan yuvaya
geçerek yer değiştirirler. ( bu geçiş, güvercin uçuşuna öykünülerek yapılır.)
Güvercinler yer değiştirirlerken kartal da onları kapmaya çalışır. Kartalın
elini dokunduğu çocuk kartala yakalanmış olur, oyundan çıkar. Oyun yeni bir ebe
seçilerek yinelenir. Kartallardan hangisi daha çok güvercin yakalamışsa, o
birinci olur; alkışlanır.
Aslan ve Maymunlar
Bir ebe seçilir, bu aslan olur.
Öteki çocuklar iki kümeye ayrılırlar, bunlar da maymun olurlar. Oyun alanına
birbirinden uzak iki daire çizilir, bunlar da maymun yuvası olurlar. Çocuklar
iki kümeye ayrılırlar. Bir küme bir yuvada, öteki küme de öbür yuvada durur.
Ortada da aslan ini olur, aslan orada uyur.
Oyun başlayınca maymunlar bir yuvadan öbür yuvaya giderken,
aslanın yanına gelirler ve uyuyan aslanı elleyerek onu uyandırmaya çalışırlar.
Aslan uyanınca kendisine elleyen maymunlardan birini kovalar, yakalamaya
çalışır. Maymun da kaçıp yuvalardan birine girmeye çalışır. Aslanın bir kez
yakalama hakkı vardır. Hiç maymun yakalayamazsa, yeniden aslan olur. Bir maymun
yakalarsa, bu kez, yakalanan çocuk aslan olur. Birden çok maymun yakalanırsa,
aralarında sayışma yaparlar, bir aslan seçerler. Oyun yinelenir. Oyun böylece
sürer. Oyunun birden çok oynanışlarında, her aslanın tuttuğu maymunlar sayılır.
Aslanlar arasında en çok maymun tutmuş olan hangisi ise, o aslan "ormanlar
kralı" seçilir, alkışlanır.
Kümes Oyunu
Çocukların sayısı kadar yuvarlak
çizilir. Bunlar kümes olur. Her yuvarlak, bir çocuğun iki ayağını alacak
genişlikte olur. Öğretmen, her çocuğa bir kümes hayvanı adı verir. Tavuk, kaz,
ördek, hindi, vb. Çocuk sayısı çok olduğu için her hayvandan 5-6 çocuk olabilir.
Oyun başlayınca, her kümes hayvanı
kendi kümesinde durur. Öğretmen, onlara adlarını söyleyerek seslenince,
kümeslerinden çıkarlar, ya serbestçe gezinirler, yada öğretmeni izleyerek
gezinirler. Bu sırada da öykünme yaparlar. (tavuk gibi, ördek gibi yürürler.)
Örneğin : Öğretmen, "tavuklar" diye
seslenince, tavuklar çıkar, gezinirler. "Ördekler" diye seslenince, ördekler
çıkar gezinirler, vb. Gezintinin bir yerinde öğretmen ; "kurt geliyor kaçın"
diye bağırır. Çocuklar kaçışırlar, kümeslere girerler. Her çocuk bir kümese
girecektir. Kimsenin belirli bir kümesi olmaz. Herkes en yakın kümese girer. Bir
kümese iki çocuk giremez.
Çocukların kurttan kaçtığı sırada,
öğretmen de bir kümese girer, bir çocuk açıkta kalır. Açıkta kalan çocuk, oyun
yinelenirken, öğretmenin yerine geçer, oyunu yönetir. Sonra o bir kümese girer,
bir çocuk açıkta kalır, bu kez de o çocuk oyunu yönetir. Oyun böylece sürer.
Ne Yapalım ?
Sayışmayla bir ebe seçilir. Çocuklar
halka olup, el ele tutuşup dönerlerken aşağıdaki sözleri söylerler, ebe ortada
durmaktadır.
Ne yapalım, ne yapalım
Siz söyleyin biz yapalım
Haydi şöyle oynayalım…
Ebe yapsın, biz yapalım… derler.
Ebe bir hayvan öykünmesi yapar. (
kedi, köpek, tavşan vb.) Halkadaki çocuklar da durup, aynı öykünmeyi yaparlar.
Oyun bitince, ebe halkaya katılır, kendi yerine bir ebe seçer. Oyun baştan
yinelenir.
Kıskanç Tavuklar
Oyuncular iki kümeye ayrılır, karşılıklı dururlar. Her küme 7-8
kişiyi geçmemelidir. Bunlar birbirinin belinden sıkıca kavrarlar. Kümelerin
önünde bulunanlara "anaç tavuk", arkadakilere de "civcivler" denir. Oyunda amaç,
önde bulunan anaç tavuklar, kümenin arkasında duran civcivlerini kaptırmayacak,
fakat karşı kümenin arkasındaki civcivi yakalamaya çalışacaktır. Bu sırada
bellerinden birbirini tutan çocuklar koparlarsa, o küme oyunu kaybetmiş
sayılacaktır.
Mısır Patlatma
Çocuklar halka olur, çömelirler.
Öğretmen ortada şu konuşmayı yapar :
-
Çocuklar, sizinle
mısır patlatacağız. Hepinizin ellerinde birer elek var. İçindeki mısırları önce
ateşte ısıtalım, der.
Çocuklar ateşte mısır patlatıyormuş gibi, kollarını sağa sola
sallamaya başlarlar. Bu sırada öğretmen :
- Patt.. deyince, bütün çocuklar yerinden sıçrar ve yine
eski durumunu alır. Öğretmenin mısır patlatmasına çocuklar da böylece katılmış
olur. Ancak öğretmen "patt" demeden, hiç bir oyuncu mısırını patlatmaz. Böyle
yapan olursa, komik cezalarla oyun daha zevkli hale getirilebilir.
Eşini
Bul Oyunu
Çocuklar, ikişer ikişer
eşlendirilir. Herkes eşini tanıdıktan sonra, eşler bahçeye dağılırlar. Öğretmen
;
-
Ben işaret verdiğim
zaman, kim eşini daha çabuk bulur ve karşıma sıra olursa, onlar oyunu
kazanırlar, der.
Öğretmenin işaretiyle istenilen yerde sıralanan çiftler, oyunda
başarılı sayılırlar.
Öt Kuşum Öt
Çocuklar arasından bir ebe seçilir.
Gözleri bağlanır. Arkadaşlarından birisi sessizce yanına yaklaşır. Öğretmen ;
-
Arkadaşını
tanıyabilecek misin ? diye sorar.
Ebe, karşısındakinin yüzünü, saçlarını eliyle yoklar, tanıyamazsa
;
-
Öt kuşum öt… der.
Arkadaşı da, sesini değiştirerek kuş
gibi ötme öykünmesi yapar. Ebe yine tanıyamazsa, başka bir oyuncu çağrılır, ebe
ona da "öt kuşum öt" der. Tanırsa, ebelikten kurtulur, tanıyamazsa, ebeliği
sürer. Tanınan çocuk ebe olur. Oyun böylece sürer.
Horoz
Dövüşü
Çocuklar iki kümeye ayrılır. Kümeler
karşılıklı iki sıra haline getirilir. Çocuklar, ayak burunları üzerinde
çömelirler. İki ellerinin avuçlarını, arkadaşlarının yüzü hizasında açarlar.
Oyun başladığında, her çocuk, karşısındaki çocuğun elleri içine kendi
avuçlarıyla vurmaya çalışır. Amaç, karşısındakinin dengesini bozmak, onu yere
oturmaya yada ellerini yere değdirmeye zorlamaktır. Bu oyun sırasında, karşıdaki
çocuğun omzuna, göğsüne, dizlerine, başına vurulmaz, yalnız avuç içlerine
vurulur. Ayağa kalkmadan sağa sola sıçranabilir.
Yere oturup düşen, ellerini yere değdiren, dayanan oyunu
yitirmiş sayılır. Yananlar bir kıyıya çekilir. Oyun bitince sayılır, hangi
kümede yanmış çocuk çok olursa, o küme oyunu yitirmiş olur.
Fırıldak Oyunu
Çocuklar sayışarak aralarından bir
"fırıldak" seçerler. Öteki çocuklar, duvardan 10-15 metre uzaklıkta sıra olup
dururlar. Fırıldak yüzünü duvara döner. Fırıldak "bir-iki-üç" diye sayı
sayarken, her sayışta iki elinin avuçlarını duvara vurur ve hemen arkasını
döner. Fırıldak'ın sayı sayması sırasında öteki çocuklar da durdukları yerden
yürümeye başlarlar. Amaçları, ebeye görünmeden gelip onun arkasına dokunmaktır.
Oyuncular yürürken fırıldak da saymasını bitirip hemen arkasına dönünce kimi
yürürken görürse onun adını söyler. Adı söylenen çocuk yanmış olur. Fırıldak
dönünce her çocuk yerinde durur. Duran çocuk yanmaz. Fırıldak, yeniden saymak
için arkasını döndüğünde yine yürüyüş başlar. Yanmadan gelip fırıldağa dokunan
fırıldak olur. Oyun böylece sürer.
Bu oyunda, "bir-iki-üç" diye sayı sayma işlemi yerine, "ön,
dö, turva, arkada çorba" biçiminde de söylenebilir.
Meyve Sepeti
Çocuklar aralarından bir ebe
seçerler. Öteki çocukların tümü halka olur. Her birine birer meyve adı verilir.
Bastıkları yerin kaybolmaması için ayaklarının çevresine birer yuvarlak çizilir.
Ebe halkanın ortasında durur. Ebenin çizilmiş yeri yoktur, açıktadır ve
kendisine bir yer bulmaya çalışacaktır.
Meyve adı verilen öğrencilere adları sesli olarak bir kaç
kez yinelettirilir, iyice öğrenmeleri sağlanır.
Oyun başlayınca, ebe iki meyve adı söyler. Adları söylenen
çocuklar, yerlerini ebeye kaptırmadan koşarak yer değiştirmeye çalışırlar. Ebe
bütün çocukların yer değiştirmesini isterse "meyve sepetiii" diye bağırır. Bütün
çocuklar yer değiştirirler.
Ebe iki ad söylediği yada "meyve sepeti" diye bağırdığı
zaman, yeri boşalan birinin yerini kapmaya çalışır. Yer kaparsa ebelikten
kurtulur, kapamazsa ebeliği sürer. Yerini kaptıran ebe olur. Oyun böylece sürer.
Sekerek Yer Kapmaca
Sayışarak bir ebe seçilir. Çocuklar
geniş bir halka oluşturacak biçimde dururlar. Her çocuğun ayakları çevresine bir
halka çizilir. Ebe ortada durur. Halkada bulunan çocuklar, birbirleriyle
işaretleşerek yer değiştirirler. Yer değiştirmek için gidişler tek ayakla ve
seke seke yapılır. Ebe de en ortada, çizilmiş olan kendi yuvarlağı içindedir.
İki çocuk yer değiştirmek için seke seke giderlerken, ebe de onlardan birinin
yerini kapmak için seke seke boş daireye doğru gider. Kimin yeri kapılırsa o ebe
olur, ebe kurtulur. Oyun böylece sürer.
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Sona Git >> |