| Yazan: Regaip ŞANLI,
|
Okunma Sayısı : 385 |
 |
| Padişahlık sırası |
31 |
| Saltanat süresi |
2 Temmuz 1839 – 25 Haziran 1861 |
| Önce gelen |
II. Mahmut |
| Sonra gelen |
Abdülaziz |
| Doğumu |
25 Nisan 1823 |
| Ölümü |
25 Haziran 1861 (38 yaşında) |
| Annesi |
Bezmialem Sultan |
| Babası |
II.Mahmut |
SULTAN BİRİNCİ
ABDÜLMECİD (1839 – 1861)
HAYATI
Sultan Birinci Abdülmecid 25
Nisan 1823 günü doğdu. Babası Sultan İkinci Mahmud, annesi Gürcü Bezm-i Alem
Valide Sultan'dır. Annesi Gürcüdür. Sultan Birinci Abdülmecid, babasının arzusu
yönünde bir eğitim ve terbiye gördüğü için ıslahatçı fikirlere sahipti. Batı
alemine karşı hayranlık besliyordu. Babasının vefatı üzerine, henüz 17 yaşında
iken Osmanlı tahtına oturdu. Devletin ilerleyişi için Avrupayi hayat tarzının
ülke çapında yaygınlaştırılmasını istedi. Saltanatının henüz dördüncü ayında
ilan ettiği Gülhane Hatt-ı Hümayunu sebebiyle Tanzimat Dönemi padişahı olarak
şöhret bulmuştur.
Sultan Birinci Abdülmecid
batılı yazarların takdir ve sevgiyle andıkları bir padişahtı. Adil, merhametli,
ıslahatçı, yenilikçi bir insan olan Sultan Birinci Abdülmecid, çok genç
yaşlardan itibaren içki kullanmaya başladı. 25 Haziran 1861 tarihinde 39 yaşında
iken İstanbul'da veremden dolayı vefat eden Sultan Birinci Abdülmecid, Yavuz
Sultan Selim'in türbesi yanındaki mezarına defnedildi.
Sultan İkinci Mahmud, ölüm
döşeğinde iken, Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanmış olan Kavalalı Mehmed Ali
Paşa Osmanlı kuvvetlerini Nizip'te yenilgiye uğratmıştı. Sultan Birinci
Abdülmecid böyle karmaşık bir ortamda tahta çıktı. Mısır Sorunu, Rus
donanmasının Hünkar İskelesi Antlaşmasına uyarak İstanbul'a gelmesi üzerine bir
Avrupa sorunu haline geldi.
Başta İngiltere, Avusturya,
Prusya ve Rusya olmak üzere Avrupalı devletler, Osmanlı Devleti ile Mısır Valisi
Kavalalı Mehmed Ali Paşa arasındaki Mısır Sorununu çözmek için bir konferans
düzenlediler. Avrupa Devletleri Mısır'da güçlü bir yönetim istemiyorlardı.
Kavalalı Mehmed Ali Paşa'ya karşı Osmanlı Devleti'nin tarafını tuttular ve bu
ortamda Londra Sözleşmesi imzalandı (1840).
Buna göre; Mısır Osmanlı
Devleti'ne bağlı kalacak, ancak yönetimi Mehmed Ali Paşa ve oğulları yürütmeye
devam edecekti. Mısır 80.000 altın vergi ödeyecekti. Suriye, Adana ve Girit
tekrar Osmanlı yönetimine bırakılıyordu.
Hünkar İskelesi
Antlaşması'nın süresi bitince, Londra'da bir yeniden bir konferans düzenlendi
(1841). Toplantıya Osmanlı Devleti'nden başka Rusya, Fransa, İngiltere, Prusya
ve Avusturya katıldı. Konferansta alınan kararlara göre, Boğazlarda egemenlik
hakkı Osmanlı Devleti'ne ait olacak, ancak barış döneminde hiçbir savaş gemisi
boğazlardan geçmeyecekti.
Bu antlaşma ile Fransa ve
İngiltere Akdeniz'deki güvenliklerini sağlamış oluyorlar, Osmanlı Devleti'nin
boğazlar üzerindeki kayıtsız şartsız haklarına kısıtlama geliyordu. Rusya ise
Hünkar İskelesi Antlaşması ile boğazlar üzerinde sağladığı üstünlüğü kaybetmiş
oluyordu.
TANZİMAT FERMANI
Tanzimat hareketleri
Osmanlı'ya batılı anlamda bir düşünce biçimi ve yönetim şekli getirmek için
Avrupa'dan esinlenerek yapılan programlı bir yenilik ve kültür hareketiydi. Bu
hareket Sultan İkinci Mahmud'un padişah olduğu yıllarda başlamıştı.
Sultan Birinci Abdülmecid
tarafından Londra Elçiliğinden alınıp Hariciye Nazırlığına (Dış İşleri
Bakanlığı) getirilen Mustafa Reşit Paşa, Avrupa siyasetini iyi bilen bir devlet
adamıydı. Tanzimat hareketinin bugüne kadar yapılan ıslahatlardan farklı
olduğunu Sultan Birinci Abdülmecid'e kabul ettirdi.
Tanzimat Fermanı; Topkapı
sarayının Gülhane Bahçesinde düzenlenen ve yabancı elçilerle, devlet adamlarının
hazır bulunduğu bir toplantıda, Mustafa Reşit Paşa tarafından Kasım 1839
tarihinde ilan edildi. Tanzimat fermanına tarihimizde Tanzimat-ı Hayriye veya
Gülhane Hatt-ı Humayun'u da denir.
Tanzimat Fermanı'nın
getirdiği önemli yenilikler şunlardı; Müslüman veya gayrimüslim olan herkesin
can, mal, namus güvenliği devlet garantisi altına alınacak, vergiler herkesin
gelirine göre düzenli bir şekilde alınacak, askerlik belirli bir düzene göre
olacak, mahkemeler herkese açık olacak ve mahkeme kararı olmadan kimse idam
edilmeyecek, herkesin mal ve mülk sahibi olması ve bunu miras olarak
bırakabilmesi sağlanacak, rüşvet ve iltimas kaldırılacak, kanun gücünün her
gücün üstünde olduğu kabul edilecekti.
Tanzimat Fermanı, Osmanlı
Devleti'nde anayasal düzenin başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Bu
fermanla Sultan Birinci Abdülmecid, kendi gücünün üzerinde bir güç olduğunu
kabul ediyordu. Tanzimat Fermanı ile azınlıklara bazı haklar verilmişti. Bu
hakları bahane eden Avrupa devletleri Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışmaya
devam ettiler. Oysa Tanzimat Fermanı, bir anlamda bu tip müdahaleleri önlemek
için ilan edilmişti.
KIRIM SAVAŞI
Tanzimat Fermanı, Osmanlı
Devleti içinde gerektiği ilgiyi görmese de, Avrupa'da ses getirdi. Bu sıralarda,
Tuna boylarında ilerlemeye başlayan Rusya, Osmanlı topraklarına son vermek ve bu
toprakları Avrupalı devletler arasında pay etmek istiyordu.
Ayrıca Rusya, Osmanlı
Ortodokslarının haklarının kendisine bırakılmasını da istiyordu. Ancak Rusya'nın
hesabı tutmadı. İngiltere ve Fransa bu planı kabul etmeyerek, Rus saldırısı
karşısında Osmanlı Devleti'nden taraf oldular. Ruslar, İngiliz ve Fransız
kuvvetlerinden destek alan Osmanlı kuvvetleri karşısında yenilgiye uğradılar ve
Sivastopol ele geçirildi (1855).
Osmanlı Devleti karşısında
uğradığı yenilgiler yüzünden intihar eden Rus Çarı Birinci Nicolay'ın yerine
tahta geçen Çar İkinci Alexander, barış istemek zorunda kaldı. 1856 yılında
yapılan Paris Antlaşmasına göre; Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak,
toprakları Avrupa devletlerinin kefaleti altında olacaktı. Karadeniz'de her iki
tarafın da savaş gemileri bulundurulmayacaktı. Taraflar aldıkları yerleri
birbirlerine geri vereceklerdi.
MİMARİ ESERLER
Padişahlığı döneminde önemli
mimari yapıların oluşturulmasını sağlayan Sultan Birinci Abdülmecid,
Beşiktaş Küçük Mecidiye
Camii,
Fatih Hırka-i Şerif Camii,
Humus Ulu Camii,
Fuat Paşa Camii ve Türbesi,
Dolmabahçe Camii,
Ortaköy Camii yaptırdı.
Bunların yanı sıra
Dolmabahçe Sarayı,
Küçüksu Kasrı,
Mecidiye Kasrı ve
Sultanahmet Darülfunun binası gibi birbirinden güzel sanat eserleri yine
Abdülmecid döneminde yapıldı.
TUĞRASI

|