| Yazan: Regaip ŞANLI,
|
Okunma Sayısı : 670 |
 |
| Padişahlık sırası |
27 |
| Saltanat süresi |
21 Ocak 1774 – 7 Nisan 1789 |
| Önce gelen |
III. Mustafa |
| Sonra gelen |
III. Selim |
| Doğumu |
20 Mart 1725 |
| Ölümü |
7 Nisan 1789 (64 yaşında) |
| Annesi |
Rabia Sermi Sultan |
| Babası |
III. Ahmet |
SULTAN BİRİNCİ ABDÜLHAMİD (1774 – 1789)
HAYATI
Sultan Birinci Abdülhamid,
20 Mart 1725 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası Üçüncü Ahmed, annesi Rabia
Şermi Sultandır. Annesi ona kuvvetli bir tahsil yaptırdı. Zamanındaki mevcut
tarihlerin hepsini gözden geçirdi. Hat sanatı ile de meşgul oldu. Merhametli,
dindar, nazik ve saf bir insan olarak tanınıyordu. Saltanatı süresince bir çok
ıslahat ve imar hareketlerinde bulundu. Devlet işleriyle daima yakından
ilgilendi. Her sorun hakkında fikir ve görüşlerini vezirlerine bildirirdi.
Yetenekli vezirler atamaya çalıştı. Halka karşı daima şefkatli ve ılımlı
davrandı.
Sultan Birinci Abdülhamid
henüz tahta geçmişti ki, kendisinden cülus bahşişi istendiğini duydu. Kaşlarını
çatıp sertleşen Sultan Birinci Abdülhamid şöyle dedi: "Hazinede bahşiş yoktur,
bundan böyle cülus bahşişi verilmeye! Asker evlatlarımıza fermanımız duyurula!"
Askerler bir parça söylendilerse de, işi daha fazla ileriye götürmeden
dağıldılar.
Sultan Birinci Abdülhamid,
siyasi ve askeri ıslahatlara girişti. Avrupai tarzda mektepler açtı. Yeniçeri
ocağına ve donanmaya yeni bir çehre kazandırmaya çalıştı. Sürat Topçuları
Ocağı'nı kurdurdu, Yeniçerilerin sayımını yaptırdı ve gereksiz yere fazla para
alanları tespit ettirdi. Bu faaliyetleri yürüten Sadrazam Halil Hamid Paşa,
menfaatleri bozulanlar tarafından padişaha şikayet edildi. Halil Hamid Paşa,
yaptığı tüm olumlu çalışmalara rağmen, bu konuda yanıltılan Sultan Birinci
Abdülhamid'in emriyle idam edildi.
Sultan Birinci Abdülhamid,
bütün başarısızlıklara rağmen Osmanlı padişahları arasında iyi niyeti ve gayreti
ile anıldı. 1782 yılı yazında İstanbul'da çıkan yangında itfaiye işlerini bizzat
kendisi yürütmesi sonucu halkın sevgi ve takdirini de kazanmıştı.
Dindarlığı ve iyiliği
sebebiyle halkın "veli" olarak gördüğü Sultan Birinci Abdülhamid, 15 yıl 2 ay 17
gün süren saltanattan sonra, 1789 yılı Nisan ayında 64 yaşında vefat etti.
Cenazesi Bahçekapı'da kendi yaptırdığı türbesine defnedildi.
Erkek Çocukları : Dördüncü
Mustafa, İkinci Mahmud, Murad, Nusret, Mehmed, Ahmed, Süleyman.
Kız Çocukları : Esma, Emine,
Rabia, Saliha, Alimşah, Dürrüşehvar, Fatma, Melikşah, Hibetullah Zekiye.
KÜÇÜK
KAYNARCA ANTLAŞMASI
Sultan Birinci Abdülhamid,
Osmanlı-Rus savaşının kötü şekilde devam ettiği bir dönemde tahta geçti. Ruslara
karşı konulamayacağını anlayan Osmanlı Devleti, 21 Temmuz 1774 tarihinde Küçük
Kaynarca Antlaşması'na imza attı.
Bu antlaşmaya göre Kırım'a
bağımsızlık verildi. Ruslar; Karadeniz'de ticaret yapıp, donanma
bulundurabilecekler, Balkanlarda Ortodoks toplulukların haklarını
koruyacaklardı. Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş tazminatı verecek, ancak Rusya
Eflak, Boğdan, Beserabya ve Akdeniz'de işgal ettiği adaları Osmanlı Devleti'ne
geri verecekti. Fakat bu bölgelerde Osmanlı Devleti genel af ilan edecek, halka
din ve mezhep özgürlüğü verecek, halktan vergi almayacak, isteyen istediği yere
göç edebilecekti.
Küçük Kaynarca Antlaşması,
Osmanlı Devleti'nin kurulduğu günden bu yana imzaladığı, şartları en ağır
antlaşmadır.
İlk defa, halkı tamamen Türk
ve Müslüman olan Kırım gibi bir eyalet kaybedilmişti.
Karadeniz'in bir Türk gölü
olma özelliği de böylece sona ermiş oldu.
Osmanlılar ilk kez, bir
devlete savaş tazminatı verdiler.
Rusya'ya kapitülasyonlardan
yararlanma imkanı verildi.
Rus ticaret gemileri
boğazlardan serbestçe geçme hakkına sahip oldular.
Rusya bu antlaşma ile
Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışma imkanını da bulmuş oldu.
KIRIM
Küçük Kaynarca Antlaşması
sonucunda Osmanlı Devleti ile Rusya arasında kalıcı bir barış sağlanamamıştı.
Çünkü Rusya Kırım'ı tamamen kendisine bağlamak istiyordu. Kırım'da Osmanlı
hükümetinin atadığı Üçüncü Selim Giray Han ile Rusların Kırım'a Han olarak
seçtikleri Şahin Giray arasında bir iç savaş çıktı.
Yeni bir Osmanlı-Rus savaşı
ihtimali belirmesi üzerine, Aynalı Kavak Tenkihnamesi imzalandı. Küçük Kaynarca
Antlaşması'nın bazı maddeleri değiştirildi. Ruslar Kırım'dan askerlerini
çekecek, Osmanlı Devleti ise Rusların istediği Şahin Giray'ın hanlığını kabul
edecekti. Tamamen Rus taraftarı olan Şahin Giray'ı Kırım halkı istemedi. Çıkan
ayaklanmayı bahane eden Şahin Giray, Rus kuvvetlerini Kırım'a çağırdı. Kırım
Hanlığı, Rusya'nın Kırım'ı ani işgali sonucu 9 Temmuz 1783 tarihinde Rusya'ya
bağlı bir eyalet haline geldi.
Osmanlı Devleti, Kırım'ın
1783 yılında Rusya'ya bağlanmasını kabullenememişti. Rusya ve Avusturya, Osmanlı
Devleti'ni paylaşmak için bu sırada projeler üretiyorlardı. Bu iki devlet
arasındaki yakınlaşma İngiltere'yi telaşlandırdı. Osmanlı Devleti, İngiltere ve
Prusya'nın kışkırtmaları ile 13 Ağustos 1787 tarihinde Rusya'ya karşı tekrar
savaş ilan etti. Avusturya'da Rusya'nın yanında yer aldı.
RUSYA - AVUSTURYA SAVAŞI
Osmanlı Ordusu, Temeşvar
eyaletinde stratejik bir konumda bulunan Muhadiye Boğazı'nı ele geçirdi.
Avusturyalıların toparlanmasına fırsat vermeden harekatın sürdürülmesi
kararlaştırıldı. Bu sırada Avusturya İmparatoru Joseph 80.000 kişilik bir ordu
ve 500 topla Şebeş Boğazı'na geldi. 21 Eylül 1788 tarihinde yapılan Şebeş
Savaşı'nda Osmanlı Ordusu büyük bir zafer kazandı.
İki ayrı cephede hem
Avusturya, hem de Rusya ile savaşmak zorunda kalan Osmanlılar orduyu ikiye
ayırmıştı. Bu durum Osmanlı Devleti'ni zor durumda bıraktı. Saldırıya geçen
Ruslar, Özi kalesini kuşatarak 25.000 kişiyi alçakça katlettiler (17 Aralık
1788). Bu haberin İstanbul'a ulaşması üzerine, Sultan Birinci Abdülhamid
kederinden hastalandı ve felç geçirdi. Ancak, 7 Nisan 1789'da vefat edene kadar
devlet işleriyle ilgilenmeye devam etti.
MİMARİ
ESERLER
Sultan Birinci Abdülhamid,
mimari alanda bir çok eser yaptırdı.
Kendi adını verdiği Sultan
Birinci Abdülhamid Külliyesi,
İstanbul Beylerbeyi Camii,
Emirgan Çeşmesi,
Hasköy Silahdar Yahya Efendi
Çeşmesi,
Gülşehir Kurşunlu Camii,
Yozgat Ulu Camii,
Unkpanı Şebsafa Camii ve
Karavezir Medresesi bunların
arasında en önemlileridir.
TUĞRASI

|