| Yazan: Regaip ŞANLI,
|
Okunma Sayısı : 379 |
Yeni Sayfa 8

SULTAN YILDIRIM BAYEZİD (1389 – 1403)
HAYATI
Yıldırım Bayezid 1360
yılında Edirne'de doğdu. Babası Murad Hüdavendigar, annesi Gülçiçek Hatundur.
Gülçiçek Hatun Rum'dur. Yıldırım Bayezid yuvarlak yüzlü, beyaz tenli, koç
burunlu, ela gözlü, kumral saçlı, sık sakallı ve geniş omuzluydu. Girdiği
savaşlarda gösterdiği cesaretten dolayı ona 'Yıldırım' lakabı takılmıştı.
Çocukluğunu Bursa Sarayı'nda
kardeşleriyle birlikte geçirdi. İyi bir eğitim gördü. Devrin en büyük
alimlerinden dersler aldı. Gençliğinde Kütahya sancağında valilik yaptı. Sultan
Murad Hüdavendigar'ın vasiyeti gereği 1389 yılında padişahlığa getirildi. Tahta
çıktığında 29 yaşındaydı.
Sırbistan'ın başında, Kosova
savaşında ölen Kral Lazar'ın oğlu Stefan Lazaroeviç vardı. Barış antlaşması için
geldiği Edirne'de kız kardeşi Maria'yı Bayezid'e verdi. Bu evlenme sayesinde
Osmanlı-Sırp dostluğu kuruldu. Yıldırım Bayezid Timur'la yaptığı Ankara
Savaşı'nda yenildi ve esir düştü. 13 yıl süren saltanatı sonunda esaretinin
başlamasından 7 ay 12 gün sonra vefat etti.
Erkek Çocukları: Musa
Çelebi, Süleyman Çelebi, Mustafa Çelebi, İsa Çelebi, Mehmed Çelebi, Ertuğrul
Çelebi, Kasım Çelebi
Kız Çocukları: Fatma Sultan
BEYLİKLERLE MÜCADELE
1389 yılında Bulgaristan ve
Bosna'nın fethi gerçekleştirildikten sonra, Anadolu'da durumun karıştığını haber
alan Yıldırım Bayezid, Balkan devletleriyle açık antlaşmalar imzaladı. Yıldırım,
Sultan Murad'ın ölümünü fırsat bilip Osmanlılara karşı güç birliği yapan Anadolu
Beyliklerine karşı mücadeleye girişti.
Karamanoğulları hem
Beyşehir'i işgal etmişler, hem de Saruhan, Menteşe, Aydın ve Germiyan
Beyliklerini kışkırtmışlardı. Yıldırım Bayezid beraberindeki Sırp kuvvetleriyle
birlikte Anadolu'ya girdi ve başkaldıran bu beyliklerin topraklarını tek tek ele
geçirdi.
Ayrıca Çandaroğlu İsfendiyar
Bey'de Osmanlı hakimiyetini kabul etti.
İLK İSTANBUL KUŞATMASI
Karaman Seferi'nde Yıldırım
Bayezid ile birlikte bulunan,Sırp İmparatoru Yoannes'in oğlu Manuel Bursa'ya
geldikten sonra izinsiz bir şekilde İstanbul'a gitti. Bu olay üzerine, Yıldırım
Bayezid bu gidişin gizli bir amacı olduğunu düşünerek, daha önceden planlanmış
Macaristan seferini iptal etti ve İstanbul'u kuşatma kararı aldı.
İstanbul karadan ve denizden
kuşatıldı (1391). Büyük ve kuvvetli toplar olmadığından, kuşatma abluka
niteliğinde oldu. Macarların Türk topraklarına girmesiyle kuşatma kaldırıldı. Bu
kuşatma Osmanlılar tarafından yapılan ilk İstanbul kuşatmasıdır.
Boş durmayan Macarlar
kuzeyden Osmanlı topraklarına girmişlerdi. Üzerlerine gönderilen Türk
Akıncıları, Kral Sigismund komutasındaki Macar Ordusunu yendiler (1392).
Tuna-Eflak Seferinden dönüldüğünde Selanik ve çevresi de Osmanlı topraklarına
katıldı (1394).
Yıldırım Bayezid 1395
yılında İstanbul'u ikinci kez kuşattı. Fakat Haçlıların harekete geçtiğini haber
alınca bu kuşatma da birincisi gibi başarıya ulaşmadan kaldırıldı.
NİĞBOLU ZAFERİ
Osmanlıların Rumeli'deki
faaliyetlerinin devam etmesi, akıncıların Bosna'ya ve Arnavutluk'a kadar
ilerlemeleri Haçlıları telaşa düşürdü. Macar Kralı Sigismund, Papa'nın da
desteğiyle başta Fransız, İngiliz ve Alman kuvvetleri olmak üzere bütün Avrupa
ülkelerinin katılımıyla oluşan Haçlı Ordusu'nun başına geçti. Bu ordu 1396
yılının Mayıs ayında harekete geçti.
Bu ittifakın amacı beş
yıldır kuşatma altında bulunan İstanbul'u kurtarmaktı. Haçlılar Tuna kıyısındaki
Niğbolu kalesini kuşattılar. Kale kumandanı Doğan Bey, Yıldırım Bayezid
komutasındaki Osmanlı Ordusu yetişinceye kadar kaleyi başarıyla savundu. 1396
yılında Niğbolu kalesi önlerinde çok kanlı çarpışmalar oldu. Haçlılar, tarihe
Niğbolu Savaşı olarak geçen bu çatışmada büyük bir bozguna uğradılar. Savaş
sonunda Haçlıların aldığı yerler Osmanlı Devletine geçti. Bulgar Krallığı
ortadan kaldırıldı ve Macaristan içlerine doğru akınlar yapıldı. Haçlı dünyası
yarım yüzyıl Türklerin üzerine yürümeye cesaret edemedi. Bu savaştan sonra
Yıldırım Bayezid'e Abbasi Halifesi tarafından "Sultan-i iklim-i Rum" yani
"Anadolu Sultanı" ünvanı verildi.
Niğbolu Savaşından sonra
İstanbul üçüncü defa kuşatıldı. Daha önceden yapımına başlanmış olan
Anadoluhisarı bu kuşatma sırasında tamamlandı. Güçlü bir deniz kuvveti ve büyük
topların olmaması fethi engelliyordu. Bu sebeple Yıldırım Bayezid, Türk
Denizciliğini geliştirmeye çalıştı. Yıldırım İstanbul'u kuşatma altında tutarak,
şehrin teslim olacağını düşünüyordu. Ancak Timur tehlikesi ortaya çıkınca,
Bizans'la bir antlaşma yapıldı ve kuşatma kaldırıldı. Bu antlaşmayla, İstanbul
Sirkeci'de bir cami, bir İslam Mahkemesi ve bir Türk mahallesi kuruldu. Yıllık
haraç arttırıldı. Aynı yıl Yunanistan'a ve Mora'ya sefer düzenlendi.
1398 yılında Karaman ülkesi
ve Karadeniz beylikleri fethedildi. Bir yıl sonra da Dulgadiroğulları beyliğine
son verildi. Yıldırım Bayezid, ayrıca İstanbul Galata'da bulunan Ceneviz
Kolonisi ile de savaştı.
ANKARA SAVAŞI
Timur, Cengiz
İmparatorluğu'nu yeniden kurmak amacıyla faaliyetlere başlamıştı. İran'ı almış,
Hindistan'a da seferler düzenlemişti. Azerbaycan ve Bağdat Emirleri
korkularından Yıldırım Bayezid'e sığındılar. Timur Emirleri geri istediyse de,
Yıldırım Bayezid bunu reddetti ve bu olaydan dolayı Timur ile Yıldırım
Bayezid'in araları açıldı. Anadolu'ya giren ve Sivas'ı yağmalayan Timur, seçme
askerlerden oluşan ordusu ile birlikte Anadolu'da ilerlemeye devam etti. Osmanlı
Ordusu da harekete geçti. İki ordu Ankara'da Çubuk Ovası'nda karşılaştılar.
Yapılan Ankara Savaşı'nda
Yıldırım'ın kuvvetlerinden olan Kara Tatarlar'ın, Timur tarafına geçmesi Osmanlı
Ordusunun dağılmasına neden oldu (20 Temmuz 1402).
Yıldırım Bayezid, Timur'a
esir düştü. Bu savaş Osmanlı Devleti'nin 50 yıl kadar duraklamasına neden oldu.
Anadolu Türk birliği dağıldı ve Anadolu'daki beylikler tekrar ortaya çıkarak
güçlendi. Başsız kalan Osmanlı Devleti'nde karışıklıklar başladı.
Osmanlı Devleti'nin dört
ayrı bölgesinde, şehzadeler tarafından dört ayrı devlet ilan edildi. Bursa,
İznik ve İzmit, Timur tarafından yağmalanıp yakıldı, İzmir işgal edildi.
1402'den 1413'e kadar sürecek olan bu iktidar boşluğu ve taht mücadeleleri
dönemine Fetret Devri adı verildi.
MİMARİ ESERLER
Memleketin imarıyla da
meşgul olan Yıldırım Bayezid, özellikle Bursa'da İslam mimarisini ebediyen
yaşatacak camiler, külliyeler ve medreseler yaptırdı.
Timurtaş Paşa adına bir
Camii,
Mudurnu Yıldırım Camii,
Bergama Ulu Camii,
Bursa Ulu Camii o dönemde
yapılmış önemli mimari eserlerdendi.
Yıldırım Bayezid ayrıca 1396
yılında İstanbul'un fethi için bir aşama olan Anadoluhisarı'nı yaptırdı.
Yaptırılan Bursa Yıldırım
Darüşşifası ve Bursa Yıldırım Sağlık Ocağı Osmanlı İmparatorluğunda sağlık
alanında yapılan ilk eserlerdi.
Bursa Yıldırım Medresesini
de inşa ettiren Yıldırım Bayezid, Bursa'nın ilim adamlarının merkezi olmasını
sağladı. "Emir Sultan" adıyla şöhret bulmuş olan Emir Buhari o dönem Bursa'ya
gelmiş olan ilim adamlarından birisidir.
TUĞRASI

ULAŞTIĞI SINIRLAR

|