| Yazan: Regaip ŞANLI,
|
Okunma Sayısı : 614 |
Yeni Sayfa 11

II. Murat |
| Padişahlık sırası |
6 |
| Saltanat süresi |
1421 –
1444
1446 – 3 Şubat
1451 |
| Önce gelen |
I. Mehmet |
| Sonra gelen |
Fatih Sultan Mehmet |
| Doğumu |
1404, Amasya
|
| Ölümü |
3 Şubat 1451, Edirne
|
| Annesi |
Emine Hatun |
| Babası |
I. Mehmet |
SULTAN İKİNCİ MURAD (1421 – 1451)
HAYATI
Sultan İkinci Murad 1402
yılında doğdu. Babası Mehmed Çelebi, annesi Dulkadiroğulları beyliğinden Emine
Hatun'dur. Uzun boylu, beyaz tenli, doğan burunlu ve güzel yüzlü bir padişahtı.
Çok güzel konuşurdu. Kendisinin en büyük mutluluğu, Fatih Sultan Mehmed gibi
eşine az rastlanacak bir insanın babası olmaktı.
Sultan İkinci Murad sakin ve
huzurlu bir hayat yaşamayı arzu eden, fakat gerektiği takdirde çok hareketli,
cesur ve hiçbir şeyden yılmayan bir kişiliğe sahipti. Otuz yıllık saltanatı
süresince, ülkesini çok büyük bir şan ve şerefle idare ederek, emri altında
bulunan herkesin sevgisini kazandı.
Dindar, adil ve lütufkar bir
padişahtı. Çocukluğu Amasya'da geçen Sultan İkinci Murad, tahta çıktığında 19
yaşındaydı.
Erkek çocukları: Fatih
Sultan Mehmed, Ahmed,Alaaddin, Orhan, Hasan, Ahmed.
Kız çocukları: Şehzade ve
Fatma Hatun.
DÜZMECE MUSTAFA OLAYI
Sultan İkinci Murad'ın tahta
çıkışından yararlanmak isteyen Bizanslılar, Mehmed Çelebi zamanında
hapsettikleri Mustafa Çelebi'yi serbest bırakıp ayaklanması için desteklediler.
Amaçları Osmanlı Devleti'nde
taht kavgası yaratmaktı. Anadolu beyliklerinden de Mustafa Çelebi'yi
destekleyenler oldu. Osmanlı yönetimine küskün olan bir takım komutanlar ve
askerler de Mustafa Çelebi'yi padişah olarak görmek istiyorlardı.
Sultan İkinci Murad'ın
üzerine gönderdiği birlikleri Rumeli taraflarında yenen Şehzade Mustafa Çelebi,
Edirne'ye gelerek hükümdarlığını ilan etti. Ancak daha sonra Ulubat civarında
karşılaştığı Sultan İkinci Murad'ın ordusu karşısında direnemedi ve kaçmaya
çalıştı. Edirne'de yakalanan Mustafa Çelebi (Düzmece Mustafa) idam edildi.
1421 yılında Azeb ismiyle
yeni bir askeri sınıf kurduran Sultan İkinci Murad, Mustafa Çelebi
ayaklanmasında baş rol oynayan Bizans'ın üstüne yürüyerek İstanbul'u kuşattı.
BEYLİKLERLE MÜCADELE
Sultan İkinci Murad,
Bizans'ın kışkırtmaları ve Anadolu beyliklerinin destekleriyle ayaklanan 13
yaşındaki küçük kardeşi Şehzade Mustafa'nın Bursa'yı kuşattığı haberinin
alınması üzerine, İstanbul kuşatmasını kaldırarak Anadolu'ya geçti ve isyanı
bastırdı. Yakalanan Şehzade Mustafa boğduruldu.
Sultan İkinci Murad, Şehzade
Mustafa olayını da çözdükten sonra, devamlı olarak Osmanlı'ya karşı ayaklanan
Anadolu Beyliklerini etkisiz hale getiremeye karar verdi.
Sırasıyla Aydın, Menteşe,
Teke ve Germiyan beyliklerine son verildi.
RUMELİ FAALİYETLERİ
Rumeli'de de bir çok
faaliyette bulunan Sultan İkinci Murad, Sırbistan üzerine sefere çıktı.
Sırbistan vergiye bağlandı. Selanik, Makedonya, Teselya ve Yanya dolayları
Osmanlı topraklarına katıldı. Arnavutluk Osmanlı himayesini kabul etti. Ayrıca,
ayaklanan Eflak Bey'i Vlad'ın (Kazıklı Voyvoda) üzerine kuvvet gönderildi ve
Eflak Beyliği yeniden Osmanlı'ya bağlandı.
Türklerin Balkanlar'daki bu
başarıları Bizans ve Avrupa'yı telaşa düşürmekteydi. Avrupa'da haçlı seferi
hazırlıkları yapılıyordu. Balkanlar'da Erdel Bey'i Hünyadi Yanoş'un Türkler'i
pusuya düşürmesiyle 20 bin şehit verildi. Bu başarılar Osmanlı Devletine bağlı
bütün beylerin ayrılmalarına neden oldu.
Osmanlı Ordusu bu kötü
gidişe son vermek için çalıştıysa da başarılı olunamadı. Ardı ardına alınan bu
yenilgiler Haçlıları ümitlendirmişti. Osmanlı ordusu Rumeli'de ilk defa böyle
bir mağlubiyete uğramıştı. Haçlı ordusu "Tabur cengi" denilen bir usül ile
arabalara bağlı top bataryaları kullanıyor, Osmanlı ordusu üzerlerine geldiğinde
arabaları çember haline getirerek içine saklanıyor ve toplarla dört bir yana
ateş ederek Osmanlı ordusuna ağır darbe vuruyordu.
SEGEDİN ANTLAŞMASI
Haçlı kuvvetleri kazanılan
her başarı sonrası daha da güçlü ve kuvvetli ittifaklar yaparak, Osmanlı
Devleti'ne saldırmaya devam etti. Sırp, Eflak, Erdel, Macar kuvvetleri
ilerlemeye devam ediyordu.
Niş yakınlarında yeniden
büyük bir kayıp verildi. Haçlı birlikleri Filibe'ye kadar geldiler. Ancak
soğukların şiddetlenmesi ilerlemelerine engel oldu.
Balkanlarda ardı ardına
uğranılan yenilgiler, Osmanlı Devleti'ni zor duruma soktu. Bizans'ın Avrupa'da
tahrikleri devam ediyordu.
Bu şartlarda her ne pahasına
olursa olsun anlaşmaktan başka çıkar yol yoktu. Sultan İkinci Murad, barış için
girişimlerde bulunarak, 12 Haziran 1444'de Segedin Barış Antlaşması'nın
yapılmasını sağladı. Barışın devamlı olmasını sağlamak için de antlaşmaya taraf
olan kralların yemin vermesi şart koşulmuştu.
Bu antlaşma ile Osmanlılar
Balkanlar'da bir rahatlama sağlayarak, yeniden toparlanmak için zaman
kazanmışlardı. Ayrıca ilk defa bir sınır kavramı ortaya çıkmış ve Tuna nehri
belirleyici olmuştur.
ŞEHZADE MEHMED ( Fatih Sultan Mehmet )
Sultan İkinci Murad, Segedin
antlaşmasıyla birlikte tahttan çekildi ve Manisa'ya gitti. Yerine henüz çocuk
denebilecek yaşta olan Şehzade Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) tahta çıktı.
Şehzade Mehmed'in tahta
çıkması Osmanlı Devleti içinde huzursuzluklara neden oldu.
Avrupa'da yeni bir Haçlı
seferi hazırlıklarının başlaması üzerine Sultan İkinci Murad, oğlu Sultan İkinci
Mehmed tarafından bir mektupla Manisa'dan Edirne'ye davet edildi.
Bu arada krallar yeminlerini
bozarak antlaşmaya aykırı hareket etmiş ve yeni bir haçlı seferi
düzenlemişlerdi.
Sultan İkinci Mehmed'in
babasını ordunun başına davet eden meşhur mektubu şöyledir:
"Eğer padişah iseniz,
memleketin kötü bir zamanında başta bulunmamanız görevlerinize aykırı bir
harekettir. Silah başına geliniz. Eğer padişah ben isem, size itaat etmenizi
hatırlatıyorum ve emrediyorum. Silah başına geliniz."
VARNA SAVAŞI
Sultan İkinci Murad büyük
bir hızla Edirne'ye geldi. Osmanlı Ordusunun başına geçti. Varna önlerine gelen
Osmanlı Ordusu, Haçlılara karşı saldırıya geçti. Haçlı Ordusunun Varna önlerinde
bozguna uğratılmasıyla büyük bir zafer kazanıldı (10 Kasım 1444).
Varna Savaşı, Haçlıların
İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesini engellemek için yaptıkları son
girişim oldu.
Bu savaş, Osmanlıları
Segedin Antlaşmasına zorlayan şartları tamamen değiştirdi. Sultan İkinci Murad,
bir müddet sonra tahtı, yine oğluna bırakarak çekildiyse de devlet adamlarının
ısrarları sonucu tekrar tahtına döndü.
II. KOSOVA SAVAŞI
Varna Savaşı'nın üzerinden
dört yıl geçmişti ki, Macar Kralı Jan Hunyad; Macar, Eflak, Leh ve Almanlardan
oluşan ordusuyla Sırbistan'ı işgal etti.
Osmanlı topraklarına girerek
Kosova'ya kadar geldi. Savaş, Jan Hunyad'ın saldırısıyla başladı. Savaşın üçüncü
günü sahte bir geri çekilmeyle çember içine alınan Jan Hunyad ve ordusu, ağır
bir yenilgiye uğratıldı (19 Ekim 1448).
İkinci Kosova Savaşı sonunda
Balkanlar kesin olarak Türk yurdu haline geldi. Haçlılar bir daha Osmanlılara
saldırma cesareti gösteremediler.
MİMARİ ESERLER
Sultan Murad, memleketin bir
çok yerinde, camiler, medreseler, saraylar ve köprüler yaptırdı. Külliye
binaları ile birlikte inşa edilen Bursa Muradiye Camii ve Edirne Muradiye Camii
kendi adını verdiği eserlerdir.
Ayrıca Edirne Gazi Mihal
Camii, Amasya Yörgüç Paşa Camii, Filibe Şehabeddin Paşa Camii, Üsküp Alaca İshak
Bey Camii, Üsküp Sultan Murad Camii, Edirne Şah Melek Paşa Camii, Edirne
Beylerbeyi Camii ve Karaca Bey Camii yine onun döneminde yapıldı.
Yine Sultan İkinci Murad
tarafından inşa ettirilen Edirne Üç Şerefeli Camii'nin yanında bir medrese ve
fakirler için bir imarethane mevcuttur. Bu camiin duvarları ve mihrabı son
derece güzel çinilerle süslenmiştir. Ergene Nehri üzerindeki
170 ayaklı "Uzun Köprü"yü de
Sultan İkinci Murad yaptırdı.
Sultan İkinci Murad, Ankara
civarında Basıkhisar nahiyesinin yakınında yaptırdığı büyük köprünün geçiş
ücretini Mekke'ye gönderilmek üzere ayırdı. Her yıl Surre-i Humayun denen özel
memurlar ve hacılardan meydana gelen bir alayı Kabe'ye gönderiyor, mukaddes
yerlerin bakım ve tamirini yaptırıyordu.
Sultan İkinci Murad kitaplar
yazdırmış, başka dillerde yazılı kitapları Osmanlı diline çevirtmiştir.
TUĞRASI

|