| Yazan: Regaip ŞANLI,
|
Okunma Sayısı : 393 |
 |
| Padişahlık sırası |
12 |
| Saltanat süresi |
15 Aralık 1574 – 16 Ocak 1595 |
| Önce gelen |
II. Selim |
| Sonra gelen |
III. Mehmet |
| Doğumu |
4 Temmuz 1546
|
| Ölümü |
16 Ocak 1595
|
| Annesi |
Nurbanu Sultan |
| Babası |
II. Selim |
SULTAN ÜÇÜNCÜ MURAD (1574 – 1595)
HAYATI
Sultan Üçüncü Murad 4 Temmuz
1546 günü Manisa'nın Bozdağ yaylasında dünyaya geldi. Babası, Sultan İkinci
Selim, annesi Afife Nur Banu Sultan'dur. Annesi Venediklidir. Sultan Üçüncü
Murad orta boylu, değirmi yüzlü, kumral sakallı, ela gözlü ve beyaz tenli bir
padişahtı. Çok cömertti ve insanlara yardım etmeyi çok severdi.
Merhametli bir kişiliğe
sahip olan Sultan Üçüncü Murad, Arapça ve Farsçayı çok iyi konuşurdu. Babasının
1558 yılında, Manisa sancak beyliğinden Karaman valiliğine tayin edilmesi
üzerine, dedesi Kanuni Sultan Süleyman tarafından Alaşehir sancakbeyliğine tayin
edildi. Babası Sultan İkinci Selim padişah olduktan sonra da tekrar Manisa
sancakbeyliğine atandı.
Şehzadeliği sırasında
bulunduğu Manisa'da devrin en değerli ulemasından dersler aldı. Osmanlı
padişahları içinde en alim padişahlardan birisidir. Babası Sultan İkinci
Selim'in vefatı üzerine Manisa'dan İstanbul'a gelerek 22 Aralık 1574 tarihinde
tahta geçti. Ancak o da babası Sultan İkinci Selim gibi devlet işlerine fazla
müdahil olmadı. Bürokrasi ve hükümet daha ziyade Sokullu Mehmed Paşa tarafından
idare edildi. Bunda Sokullu'nun tecrübe ve dirayeti ile Sultan İkinci Murad'ın
idare tarzı büyük rol oynamıştır.
İçkiye ve eğlence
meclislerine düşkün olan Sultan Üçüncü Murad, saltanatı boyunca İstanbul'dan hiç
çıkmadı ve saraydaki kadınların etkisinde kaldı. Daha sonraki yıllarda Osmanlı
İmparatorluğunun bir devrini etkileyecek olan kadınlar saltanatı onun devrinde
başladı. 29 yaşında çıktığı tahtta 20 yıl kalan Sultan Üçüncü Murad 16 Ocak 1595
tarihinde felç geçirdi ve vefat etti. Ayasofya Camii'nin avlusuna defnedildi.
Sokullu Mehmed Paşa'nın
ağırlığını hissettirdiği III. Murad döneminde, Osmanlı toprakları en geniş
sınırlarına ulaştı. Babası İkinci Selim'den devraldığı 15. 162.151 km kare ülke
toprağını, 19.902.000 km kareye çıkardı.
İngilizlerle de dostane
ilişkiler geliştirildi. İlk İngiliz Kapitülasyonunun verilmesiyle İstanbul'a
daimi İngiliz elçisi gönderildi. Papa'nın Katolik Avrupa'da kurabileceği haçlı
ittifakına karşı Protestan İngiltere ile ilişkiler geliştirildi. Daha sonra bu
ittifaka Hollanda da dahil edilecektir. Devlet işlerini Sokullu'ya devreden
Sultan Üçüncü Murad zamanında, sarayda kadınlar devlet işlerine çokça karışmaya
başladılar ve bu durum Sokullu'nun ölümünden sonra da artarak devam etti.
Erkek Çocukları: Üçüncü
Mehmed, Selim Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman,
Abdullah, Hasan, Ahmed, Yakub, Alemşah, Yusuf, Hüseryin , Korkud, Ali, İshak,
Ömer, Alaüddin, Davud.
Kız Çocukları: Ayşe Sultan,
Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Fahriye Sultan.
LEHİSTAN İLİŞKİLERİ
Lehistan'ın Fransız Kralı
Henry, Sultan İkinci Selim'in isteğiyle diğer Avrupalı rakiplerini geride
bırakarak tahta geçmişti. Osmanlı Devleti'nin Lehistan yönetiminde hakim olmaya
çalışmasının nedeni, Avusturya'ya komşu olan iki müttefike sahip olmaktı.
Fransızlarla Kanuni Sultan
Süleyman döneminde başlayan iyi ilişkiler zaten mevcuttu. Lehistan yönetimine de
hakim olmak, Avusturya karşısında Osmanlı Devleti'ni güçlü kılacaktı. Fakat bir
süre sonra Fransa tahtının boşalması üzerine, Henry, Lehistan'dan ayrılarak kral
olmak üzere Fransa'ya gitti. Lehistan da oluşan iktidar boşluğu üzerine Sultan
Üçüncü Murad duruma müdahale etti.
Sultan Üçüncü Murad'ın
isteği üzerine Erdel Beyi Bathary Lehistan'a kral oldu. Lehistan ile bir
antlaşma yapıldı ve bu siyasi gelişmeler sonunda Osmanlı Devleti'nin kuzey
sınırı güvenli bir hal aldı.
İNGİLTERE İLE İLİŞKİLER
Osmanlı-İngiliz ilişkileri
ilk olarak ticari alanda başladı. İngiltere Kraliçesi Elizabeth, İstanbul'a bir
iki defa elçi göndermiş ve Sultan İkinci Murad'a: "Yüce Türk" diye hitap
etmişti. Sultan Üçüncü Murad'da kraliçeye "Vilayet-i İngiltere kraliçesinin
yalnız dostu değil, aynı zamanda hamisiyiz" diyordu.
İngiltere'nin gönderdiği ilk
elçi William Harborne, 24 Nisan 1583'te huzura kabul edilmiş ve padişaha
hediyeler getirmişti. O zamana kadar Ceneviz, Venedik, Dubrovnik tüccarı
yanısıra, 1569 yılında verilen Kapitülasyonla Fransız tüccarı da Osmanlı
limanlarında ticaret yapma hakkına sahipti. Kraliçe Elizabeth tarafından
gönderilen İngiliz elçisi de Osmanlı limanlarında ticaret yapmak için gerekli
olan kapitülasyonu alabilmek için İstanbul'a gelmişti.
Venedik ve Ceneviz
haricindeki Kapitülasyonu olmayan devletlerin tüccarı, Fransız bayrağıyla
Osmanlı limanlarına geliyordu. 1572 Bartalameos katliamı ile birlikte
Katoliklerden yüz çevirmeye başlayan Osmanlı hükümeti, Papa'nın koyduğu (barut,
kalay, top güllesi gibi) stratejik harp malzemesi ambargosunu kırabilmek için,
önce Protestan olan İngiltere'ye yakınlaştı. Böylece Akdeniz'de İngiliz-Fransız
rekabeti başlamış oldu. Bu rekabetten Osmanlı Devleti de birçok siyasi menfaat
kazanmış oldu.
FAS'IN FETHİ
Osmanlı Devleti Fas'a kadar
olan tüm Kuzey Afrika'yı topraklarına katmıştı. Sultan Üçüncü Murad tahta
geçtiği sırada Fas'ta iktidar mücadeleleri boy gösteriyordu. Fas Osmanlı'dan
yana olanlar ve Portekiz'den yana olanlar diye ikiye bölünmüştü.
1578 yılında Fas sultanının
da ricası ile Fas'a giden Ramazan Paşa komutasında ki Osmanlı kuvvetleri Vadi-üs
Sebil'de yapılan savaşta Portekiz kuvvetlerini yendiler ve böylece Fas
Sultanlığı Osmanlı himayesine alındı.
İRAN İLE İLİŞKİLERİ
İran'da Şah Tahmasb'ın oğlu
Şah İsmail, Osmanlı Devleti ve İran arasındaki barış antlaşmalarına riayet
etmemiş ve Osmanlıya bağlı bazı emirleri kendi tarafına çekmeyi başarmıştı.
Osmanlı hükümeti Van Beylerbeyine talimat vererek orada huzurun sağlanmasını
istemişti. İran'ın Luristan valisinin Osmanlı devletine sığınması gergin olan
ilişkileri iyice bozdu.
Bu arada Şah İsmail ölmüş,
İran'da taht kavgaları başlamıştı. Bu durumdan yararlanılmasını isteyen Van
Beylerbeyi, İran'a saldırılması gerektiğini bildirdi. Sokullu Mehmed Paşa savaş
taraftarı değildi ama, yönetimde etkin olan Sinan Paşa ve Lala Mustafa Paşa İran
seferine başkomutan olmak istiyorlardı.
Sokulluya rağmen başlatılan
İran savaşının ilk evresi 1577-1589 yılları arasında on iki yıl sürdü.
Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Türk birlikleri İran kuvvetlerini Çıldır'da
yendi. Bu savaştan sonra tüm Gürcistan fethedildi. Tiflis Osmanlı vilayeti
durumuna getirildi(1578). Aynı yıl Şirvan da Osmanlı topraklarına katıldı.
Bu gelişmeler üzerine İran
barış istemek zorunda kaldı. 21 Mart 1590 tarihinde yapılan Ferhad Paşa
Antlaşmasına (İstanbul) göre;
Kars, Tebriz, Tiflis, Gence,
Şehrizur, (Azerbaycan, Gürcistan, Dağıstan ve Kuzey Kafkasya) Osmanlı Devletinde
kalacaktı. Bu antlaşma ile Osmanlı devleti doğuda en geniş sınırlarına ulaşmış
oluyordu.
AVUSTURYA İLE İLİŞKİLER
Avusturya ile 1590 yılında
sekiz yıl sürecek bir barış antlaşması yapılmıştı. 1593 yılında, Telli Hasan
Paşa'nın başıbozukların oluşturduğu Uskukların üzerine yürümesini savaş sebebi
sayan Avusturya, barışı bozdu. Avusturya İmparatoru II. Rudolf ödemekte olduğu
vergiyi vermediği gibi Eflak, Erdel ve Boğdan beylerini de isyana teşvik
etmişti.
Telli Hasan Paşa Hırvatistan
sınırındaki Siska kalesini kuşatma altında tutuyordu. Çok şiddetli geçen
çarpışmalar sonunda Osmanlı Kuvvetleri ağır kayıplar verdi. Hasan Paşa ve
binlerce askerle birlikte Hersek Sancakbeyi de şehit düştü. Bunun üzerine Sinan
Paşa'nın ısrarıyla 1593 yılında Avusturya'ya savaş ilan edildi.
Yapılan savaşlar sonunda
Avusturyalılar Tuna'yı geçerek Rusçuk'a saldırdılar, Müslüman halka büyük
zulümler yapıldı. Sultan Üçüncü Murad vefat ettiğinde Avusturya'yla savaş devam
ediyordu.
MİMARİ ESERLER
Memleketin imarı ile de
ilgilenen Sultan Üçüncü Murad, Topkapı sarayına bazı köşkler ilave ettirdi.
Babası sultan İkinci Selim ve dedesi Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde birçok
esere imza atmış olan Mimar Sinan, Sultan Üçüncü Murad döneminde, ölümüne kadar
başarılı çalışmalarına devam etti.
Azapkapı Sokullu Camii,
İzmit Pertev Paşa Camii ve
Külliyesi,
Ilgın Lala Mustafa Paşa
Camii,
Üsküdar Eski Valide Camii ve
Külliyesi,
Şemsi Ahmed Paşa Camii ve
Medresesi,
Tophane Kılıç Ali Paşa
Camii, Sebil ve Hamamı,
Manisa Muradiye Camii,
İvaz Efendi Camii ve Ramazan
Efendi Camii,
Sultan Üçüncü Murad'ın Mimar
Sinan'a yaptırdığı eserlerdendir. 1588'de Mimar Sinan'ın ölümünden sonra yapı
faaliyetinde belirli bir azalma olmuştur.
Sultan Üçüncü Murad
döneminde ayrıca, Kars kalesi inşa edildi. Mekke'de Kabe-i Şerif'in duvarları
mermer yaptırıldı ve Medine'de bir medrese inşa ettirildi. İstanbul'daki Toptaşı
Tımarhanesi de Sultan Üçüncü Murad döneminde yapılan eserlerindendir.
TUĞRASI

ULAŞTIĞI SINIRLAR

|