| Yazan: Regaip ŞANLI,
|
Okunma Sayısı : 540 |
Yeni Sayfa 8
 |
| Padişahlık sırası |
19 |
| Saltanat süresi |
8 Ağustos 1648 – 8 Kasım 1687 |
| Önce gelen |
I. İbrahim |
| Sonra gelen |
II. Süleyman |
| Doğumu |
2 Ocak 1642 |
| Ölümü |
6 Ocak 1693 (51 yaşında) |
| Annesi |
Turhan Hatice Sultan |
| Babası |
I. İbrahim |
SULTAN DÖRDÜNCÜ MEHMED(1648 – 1687)
HAYATI
Sultan Dördüncü Mehmed 2
Ocak 1642'de İstanbul'da doğdu. Babası Sultan Birinci İbrahim, annesi Turhan
Hatice Sultan'dır. Annesi Rusdur. Sultan Dördüncü Mehmed orta boylu, beyaz tenli
ve yanık çehreliydi. Ata çok bindiği için vücudu öne eğikti. Annesi onu çok iyi
yetiştirdi. İyi bir ilim tahsili gördü. Babası Sultan İbrahim'in öldürülmesi
üzerine 8 Ağustos 1648 günü, henüz yedi yaşında iken padişah oldu. Ava ve
edebiyata çok meraklıydı. Ava olan merakı yüzünden tarihte Avcı Mehmed olarak
anılır.
Beş vakit namazı cemaatle
kılardı. İçkiyi şiddetle yasaklayıp, içki imalathanelerini kapattırdı.
Sadrazamlığı, Köprülü ailesine vermekle çok isabetli bir karar aldı. Sultan
Dördüncü Mehmed zamanında Osmanlı Devleti en geniş sınırlarına kavuştu.
Hayatının büyük bir kısmı
saray entrikalarıyla geçti. İkinci Viyana bozgunundan sonra, ordunun ve devlet
erkanının oybirliği ile 8 Kasım 1687 günü tahttan indirildi. Bundan sonraki
ömrü, saraydaki bir odada yanına konulan iki cariye ile tam bir hapis hayatı
şeklinde sürdü. 6 Aralık 1693'de Edirne'de vefat etti. Cenazesi İstanbul'a
gönderildi ve Yeni Cami'deki Türbesine, annesi Turhan Sultanın yanına
defnedildi.
Erkek Çocukları : İkinci
Mustafa, Üçüncü Ahmed, Bayezid.
Kız çocukları : Hatice
Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan.
KÖSEM SULTAN'IN ÖLDÜRÜLMESİ
Sultan Dördüncü Mehmed,
tahta çıktığında Çanakkale Boğazı Venediklilerin ablukası altında bulunuyordu.
Saray içindeki çekişmeler yeniçeri ve Celali isyanları devam ediyordu.
Dört padişahın saltanatı
süresince Kösem Sultan devlet ve harem hakimiyetini ele geçirmişti. Yaptığı
entrikalara bir yenisini eklemeye çalışan Kösem Sultan ve yakın çevresi,
padişahı zehirleyip yerine Şehzade Süleyman'ı geçirmeyi planladılar. Ancak
Turhan Sultan, durumu son anda haber alıp Kösem Sultanı boğdurttu (3 Eylül
1651).
TARHUNCU AHMED PAŞA
Sultan Dördüncü Mehmed
döneminde sadrazamlığa getirilen Tarhuncu Ahmed Paşa, Girit'i fethetmek,
donanmayı yeniden kurmak ve devlet bütçesini düzenlemek için çalışmalar yaptı.
1652 yılında sadrazam olan Tarhuncu Ahmed Paşa, bütçeyi denkleştirmek için
verilen gereksiz hediye ve bahşişleri sınırlandırdı.
Saray harcamalarını
azaltmaya çalışan, ilk kez mali yıl bütçesini önceden hazırlayan Tarhuncu Ahmed
Paşa, çıkarları elden gidenlerin yalan ve dedikoduları sonucu idam edildi
(1653). Tarhuncu Ahmed Paşa'nın öldürülmesinden sonra ülkede siyasi istikrar
kalmadı.
Yeteneksiz kişiler yönetime
hakim oldu. Yeniçeri ve sipahi ayaklanmaları, Celali hareketleri durmadı. Kıtlık
sonucu köylülerin arazilerini terk etmeleri, şehirlerde nüfus artışına yol açtı
ve işsizlik boy gösterdi.
KÖPRÜLÜLER DEVRİ
Sık sık meydana gelen
sadrazam değişiklikleri, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki kötü gidişe son verilmesine
engel oluyordu. Bu sıralarda gerek halk, gerekse devletin ileri gelenleri
arasında Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazam olması ile bütün işlerin düzeleceği
yolunda bir inanç doğmuştu. Sadrazam olması için teklif götürülen Köprülü Mehmed
Paşa, bazı şartlar ileri sürdü.
Osmanlı tarihinde ilk kez
bir kişi sadrazam olmak için bazı şartlar ileri sürüyordu. Saray devlet işlerine
karışmayacak, istediği atamaları yapacak, hakkında bir şikayet olursa savunması
alınmadan bir işlem yapılmayacaktı. Bu şartları kabul eden Sultan Dördüncü
Mehmed, 15 Eylül 1656 tarihinde Köprülü Mehmed Paşa'yı sadrazamlığa getirdi.
Mali konularda bir çok
düzenleme yapan Köprülü Mehmed Paşa, ulema arasında mevcut olan dini tartışmayı
da sona erdirdi. Venedikliler tarafından işgal edilen Limni (15 Kasım 1657),
Bozcaada ve İmroz geri alındı.
Konotop zaferiyle Rus Ordusu
yenilgiye uğratıldı (12 Temmuz 1659) ve Erdel Beyi Rakoçi'nin isyanı bastırıldı
(12 Kasım 1659).
Anadolu'da bağımsız yaşamaya
başlamış beyler üzerine kuvvetler gönderdi ve istikrarı sağladı. Köprülü Mehmed
Paşa, Sultan Dördüncü Murad ve Kuyucu Murad Paşa gibi şiddet yoluyla, ülkede
asayişi sağlamaya çalıştı. Beş yıllık sadrazamlığı sırasında 35.000 kişiyi
öldürttüğü söylenir.
Sadrazam Köprülü Mehmed
Paşa'nın 30 Ekim 1661 tarihinde vefatı üzerine, oğlu Köprülü Fazıl Ahmed Paşa
sadrazamlığa tayin edildi.
Bu sırada Erdel Beyliği
yüzünden Osmanlı-Avusturya savaşları devam ediyordu. Köprülü Fazıl Ahmed Paşa,
Avusturya üzerine sefere çıktı. Uyvar (24 Eylül 1663), Novigrad (4 Kasım 1663)
kalelerinin fethedilmesi üzerine Avusturya barış istedi.
Yapılan Vasvar antlaşmasıyla
(10 Ağustos 1664), Erdel Beyliği Osmanlı Devleti'ne bağlı kalacak, Uyvar ve
Novigrad kaleleri Osmanlılara bırakılacak ve Avusturya savaş tazminatı
verecekti.
Venediklilerin Girit için
vergi vermeyi teklif etmesini kabul etmeyen Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, donanmayla
sefere çıktı. Selanik limanlarından Girit adasına silah ve cephane nakledildi.
Benefşe üzerinden Girit'e gelip, Hanya'dan karaya çıkan Köprülü Fazıl Ahmed
Paşa, Kandiye kalesini kuşattı. Yirmi altı ay süren bir kuşatmadan ve şiddetli
çarpışmalardan sonra, Kandiye 5 Eylül 1669'da teslim olunca Girit'in fethi
tamamlandı.
BUÇAŞ ANTLAŞMASI
Hotin antlaşmasından sonra,
Lehistan ve Osmanlı Devleti arasında elli yıl süren bir barış süreci yaşanmıştı.
Osmanlı himayesindeki Ukrayna Kazaklarına saldıran Lehliler, barışı bozdular.
Sultan Dördüncü Mehmed ve Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Ukrayna kazaklarının yardım
istemesi üzerine, Lehistan seferine çıktılar. Osmanlı ordusunun ard arda
kazandığı başarılardan sonra, Lehistan barış istedi. İmzalanan Bucaş
antlaşmasıyla (18 Ekim 1672), Podolya Osmanlılara geçti. Lehistan Kırım Hanına
vergi ödemeye devam edecekti. Ayrıca Lehistan her yıl Osmanlı Devleti'ne 22.000
altın ödemeyi kabul ediyordu.
Lehistan meclisinin, bu
antlaşmadaki para maddesini kabul etmemesi üzerine, 4 yıl süren İkinci Lehistan
seferine çıkıldı. Bazı kalelerin fethedilmesi üzerine, Lehistan elçisi, Podolya
ve Ukrayna'nın iadesi şartıyla antlaşma istediyse de bu kabul edilmedi. Bu arada
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın hastalanması üzerine, 1675 yılında Lehistan
serdarlığına İbrahim Paşa tayin edildi. Sultan Dördüncü Mehmed, Köprülü Fazıl
Ahmed Paşa ile birlikte Edirne'ye döndü.
İbrahim Paşa, kısa sürede 48
kale ve palangayı fethedince, Lehistan tekrar antlaşma istedi. 27 Ekim 1676'da
Zarawno'da imzalanan antlaşma ile 22.000 altından vazgeçilmek şartıyla, daha
önce Köprülü Fazıl Ahmed Paşa tarafından imzalan Buçaş antlaşmasının maddeleri
aynen kabul edildi. Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa antlaşmanın imzalandığı
haberini aldıktan bir süre sonra 3 Kasım 1676 tarihinde vefat etti.
II. VİYANA KUŞATMASI
Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın
vefatı üzerine, 5 Kasım 1676 tarihinde Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sadrazamlığa
getirildi. Rusya seferinin, yapılan barış antlaşmasıyla bitmesinden sonra,
Macaristan'da Avusturya'ya karşı isyan edip tekrar Osmanlı Devleti himayesini
isteyen Tökeli İmre (Emeric Thökely), Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından
Orta Macaristan Kralı ilan edildi.
Macarların lideri konumuna
gelen Tökeli İmre, Avusturya kralı I. Leopold'a karşı direnişe geçti. Tökeli'nin
Osmanlılardan yardım istemesi üzerine, bunu fırsat bilen Merzifonlu Kara Mustafa
Paşa Viyana'yı kuşattı(14 Temmuz 1683).
60 gün süren kuşatma
sırasında Viyana'ya 18 büyük yürüyüş gerçekleştirildi. Ancak büyük ve son
saldırı için Merzifonlu Kara Mustafa Paşa sürekli bekliyordu. Bu arada Papanın
çağrısı üzerine Lehistan Kralı Jan Sobiyeski Viyana'nın yardımına yetişti.
Düşmana 80 bin kişilik
ordusuyla büyük moral ve güç kazandıran Lehistan Kralının gelmesiyle, Osmanlı
Ordusu iki ordu arasında sıkıştı. Kırım kuvvetlerinin yeterli gayreti ve
mücadeleyi göstermemesi üzerine, Osmanlı ordusu dağıldı ve büyük bir bozguna
uğradı; ordu hızlı ve düzensiz şekilde Belgrad'a doğru geri çekildi.
İkinci Viyana
Kuşatması'ndaki başarısızlık Sultan Dördüncü Mehmed'in Merzifonlu Kara Mustafa
Paşaya olan güvenini sarsmadıysa da, düşmanları sadrazamı başarısızlığın tek
sorumlusu olarak gösterdiler. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Belgrad'da idam
edildi. Yerine Kara İbrahim Paşa sadrazamlığa getirildi.
Viyana önlerinde bozguna
uğrayan Osmanlı Ordusu geri çekilince düşman kuvvetleri Macaristan girdi.
Sırasıyla Vişgrad (18 Haziran 1684), Uyvar (19 Ağustos 1685), Budin (2 Eylül
1686) kaleleri Avusturyalıların eline geçti. Diğer taraftan Venedik, Avusturya
ile anlaşarak Osmanlı Devleti'ne karşı cephe açtı ve adaların bazılarını ele
geçirdi. Venedik Yunanistan'da Patras, Korent, İnebahtı, Mizistre gibi önemli
kalelere ve son olarak Atina'yı ele geçirdi (25 Eylül 1687).
İkinci Viyana Kuşatması'nın
Osmanlı tarihinde önemi büyüktür. Şimdiye kadar bu denli büyük bir yenilgiye
uğramayan Osmanlı Devleti artık gerilemeye başlıyordu. İkinci Viyana
Kuşatması'ndan sonra Avrupa Devletleri Türkleri Avrupa'dan çıkarma umuduna
kapılıp kutsal ittifakı kurdular.
Avusturya ve Venedik'e karşı
alınan mağlubiyetler ve önemli kalelerin kaybedilmesi Osmanlı Devleti'nde büyük
yankı uyandırmıştı. Ordu da isyanlar başladı. Askerler başarısızlığının sebebi
olarak Sultan Dördüncü Mehmed'i suçluyorlardı. Askerlerin isteği ile sadrazam
olan Siyavuş Paşa, bütün devlet adamlarının hazır bulunduğu bir toplantıda
Sultan Dördüncü Mehmed'in tahttan indirilerek yerine Şehzade Süleyman'ın tahta
geçirilmesine dair bir karar aldı. Sultan Dördüncü Mehmed 8 Kasım 1687 tarihinde
tahttan indirildi.
MİMARİ ESERLER
Sultan Dördüncü Mehmed, 39
yıl gibi uzun sayılabilecek bir süre Osmanlı tahtında kaldı. Osmanlı Devleti'nin
en geniş sınırlarına ulaştığı bu devir boyunca mimari alanda da bir çok faaliyet
gerçekleştirildi. 60 yıl önce yarım kalan Yeni Camii ve Külliyesi tamamlandı.
1658-60 yılları arasında
Rumeli ve Anadolu hisarları tamir edildi.
Mısır Çarşısı,
Hünkar Kasrı,
Divanyolu Köprülü Külliyesi,
Safranbolu Köprülü Mehmed
Paşa Camii,
Vezirköprü Fazıl Ahmed Paşa
Külliyesi,
İncesu Merzifonlu Kara
Mustafa Paşa Camii ve
Kervansarayı inşa edildi.
TUĞRASI

|